Yalan Söylemek ve İftira Etmek Ne Demek ?

Ana Sayfa > Makaleler > Ne? Nedir? Ne Değildir? > Zengin İçerikten Demetler
Tarih:18.5.2018 21:40:25 Görüntülenme:506     Kopyalanabilir Yap
 

“Yalancının mumu yatsıya kadar yanar… Yalancının evi yanmış da kimse inanmamış.”
Yalanda iki türlü anlatım vardır, biri olayın olduğu gibi anlatılmayıp değiştirilerek ifade edilmesi, diğeri de, kişinin söylediği doğru olduğu halde, kendisinin söylediğine inanmamasıdır. Bir kimsenin inanmadığı doğru bir sözü, inanmış gibi göstermesi yalan,söyleyen de yalancı olur. Çok zaman bunu ayırt etmek veya sezmek zordur. Bizim asıl üzerinde durmak istediğimiz yalan; olanın olduğundan başka türlü anlatılması şeklinde ortaya çıkan yalandır.
Fertler arasında güven duygusunu ortadan kaldıran yalan; aileleri parçalayan, komşuluk münasebetlerini engelleyen, yardımlaşma duygularını körelten neticeler doğuran içtimai bir hastalıktır. Adaletin tahakkuk etmesi için gerekli olan şahitlik müessesesi yalan şahitlikle zedelenir ve haklı ile haksızın ayırt edilmesi önlenir. Netice de; haklı hakkını alamaz, suçlu da cezalandırılmaz. Sonuç da adalet tecelli etmez. Bu gibi durumlar, toplumlarda huzursuzlukları arttırdığı gibi, birçok masum insanın da sıkıntıya düşmesine sebep olur. Günlük alış-verişlerde, yalan makinesi işletilirse; insanlar kötü ve bozuk malları alarak,
layık olmadıkları muamelelere maruz kalırlar. Bu durumda, aynı tüccar veya esnaf, bir defa aldatıldığı insanlardan, ikinci defa faydalanmaz. Böylece toplumda, iktisadi çöküntüler başalar. Bu ve benzeri misalleri arttırmak mümkündür. Ancak, biz burada, yalanın bir başka çeşidi olan iftiranın da sosyal zararları üzerinde
durmak istiyoruz. Bir kişinin şeref ve haysiyetini hedef alan ve müspet yanlarını kötüleyerek, aslı olmadığı halde, o kişi hakkında uydurulan yalan iftarıdır. Bu türlü yalanların toplumlarda açacağı yaralar, kolay kolay onarılamaz. İnsanları küçük düşüren davranışların herhalde en çirkini başkalarına haksız olan şeyleri isnat etmektir. Bu türlü isnatların insanların tahammül sınırlarını aşan davranışlar olarak vasıflandırmak mümkündür. Hatta atalarımız; “yalan ile iman bir yerde durmaz”, “yalancıda vefa olmaz, ne de ar; ne
semtine uğra, ne yanına var”(22) derken, yüzyılların tecrübesi ile insanlar için yalanın değerlendirilmesini çok açık bir şekilde ortaya koymuşlardır. Görülüyor ki, toplumun sosyal dayanışmasında, yalan ve iftira büyük bir hastalık olarak kendini göstermektedir. Bunun için, Kur’an; yalan sözü, putlara tapma ile birlikte zikretmekte, iman için önemli bir noktayı da vurgulamak istemiştir. Zira gerçek iman, mutlak tasdikle olur. Onun için de Allah, “… O halde, pis putlardan kaçının, yalan sözden sakının”(23) buyurmuştur. İnsan için
 asıl olan doğru sözlüktür. Bunun aksi davranış, yanlıştır. Düzeltilmesi gerekir. Doğrunun zıttıda eğriliktir. Yalan da insanı doğru olmayana sevk eder. Onun için Kuranda “Ey iman edenler!
Allah’tan korkunuz ve doğrularla beraber olunuz. M (24) diye emrolunmuştur. Çünkü “ doğru
sözlülük iyiliğe götürür; iyilik de Cennete götürür. Adam doğru söyleye söyleye Allah nezdinde Sıddıklar derecesine çıkar. Yalan söylemek fenalığa, fenalık da Cehenneme götürür.

İnsan yalan söyler durur da bu halinden vazgeçmezse nihayet Allah katında yalancı diye yazılır” (25).Yalan söyleyerek yapılan alış-verişlerin bereketinin olmayacağını belirten (26) Hz. Muhammed; konuştuğunda yalan söyleyeni, va’d ettiği zaman vadini yerine getirmeyeni ve emanete hıyanet edeni münafık olarak insana iyice bilmediği şeyin peşine düşmemesini (28) ve yapmayacağı şeyi söylemesi (29) gerektiğini bildirerek bu ölçüye uymayanları kıyamette azapla tehdit etmektedir(30). İslam Hukukunda, şahitlerde aranacak vasıflar sıralanırken; önceden iftira etmemiş olması şartı aranır (31). Bu da Kuran’ın: “namuslu ve hür kadınlara zina isnadıyla iftira atan, sonra bu hususta dört şahit getirmeyen kimselerin her birine seksen değnek vurun(32)”ayetinden çıkarılmış bir hüküm olması bakımından, iftiranın insanlar açısından ne kadar çirkin bir davranış olduğunu anlamamamıza yetecektir sanırım.

Ekleyen: Gülistan Akyüz
       
 
Okumuş olduğunuz yazının tüm sorumluluğu ekleyene aittir. Yazının telif hakkı yada uygunsuz içerik içerdiğini düşünüyorsanız lütfen bildiriniz. 

 
 
CoopCool'un Yazılarına Yorum Bırak ツ
◕ Bu Makaleye Henüz Hiç Yorum Yapılmamış, İlk Olmak İstermisinツ
   

En Yeniler

Sitemizde Şimdilik 1275 Yazı Bulunmaktadır.


MEDYADA ŞİDDET VE BİREYLERE ETKİLERİ
MEDYA VE TOPLUM
İLETİŞİMDE GENİŞ AÇIYLA BAKABİLMEK
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE AYDINLANMA
ORGAN KOPMALARINDA İLK YARDIM
2019-2020 Eğitim Ve Öğretim Yılı Kimya Dersi 1.Dönem 1.Yazılı Sınav Soruları
2019-2020 Eğitim Öğretim Yılı Kimya Dersi 1.Dönem 1.Yazılı Sınav Soruları
2019-2020 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI MATEMATİK DERSİ 1. DÖNEM 1. YAZILI SORULARI
2019-2020 Eğitim Ve Öğretim Yılı Coğrafya Dersi 1.Dönem 1.Yazılı Sınav Soruları
2019-2020 Eğitim Ve Öğretim Yılı Matematik Dersi 1.Dönem 1.Yazılı Sınav Soruları

Kategorilerimiz




özlü söz ekliyorum tamam çok özlü oldu:)))

İlginizi Çekebilecekler

ENERJİ,ÜLKE VE DÜNYA Enerji Kaynakları
Medya Okuryazarı Olmak Neden Önemlidir?
İlk Yardım Nedir?
Vitaminler ve Mineraller
İdare Ve Vergi Mahkemeleri Nedir?
Dokümantasyon Nedir? Ne Demektir?
Adı Gibi Tükenmesini İstemediğimiz Tükenmez Kalem Nedir?Haydin Bakalım!
İşsizlik Ödeneği Nedir? İşsizlik Ödeneğinden Yararlanabilmek
Kekemelik( Ritim Bozukluğu) Nedir?
Mucitler ve İcat Öyküleri-Gözlük ve Kontak Lens